<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hukuk ve avukat sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.hukukavukat.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hukukavukat.com</link>
	<description>avukatlar, hukuk büroları, avukat arama, barolar, yargı kararları ve yüksek mahkemeler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Feb 2012 16:09:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2</generator>
		<item>
		<title>Dernek genel kurulunun iptali</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/dernek-genel-kurulunun-iptali/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/dernek-genel-kurulunun-iptali/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 7. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[dernek genel kurulunun iptali]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=322</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 7.Hukuk Dairesi Esas:  2011/2391 Karar: 2011/3849 Karar Tarihi: 07.06.2011 ÖZET: Ceza mahkemesinde görülmesi gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerinin beş yüz lira [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>7.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/2391<br />
Karar: 2011/3849<br />
Karar Tarihi: 07.06.2011</p>
<p>ÖZET: Ceza mahkemesinde görülmesi gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerinin beş yüz lira idari para cezası ile cezalandırılacağı, mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebilecektir. Yasada yer alan adli para cezasının idari para cezasına dönüştürüldüğü bu değişiklikten sonra, artık dernek genel kurul toplantılarının iptali istemine ilişkin davalara ceza mahkemesinde görülemeyeceği kuşkusuzdur.</p>
<p>(5253 S. K. m. 32) (5728 S. K. m. 558)</p>
<p>Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:</p>
<p>Karar: Dava, Adıyaman Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü tarafından dernek aleyhine açılmış genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece davanın ceza mahkemesinde görülmesi gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32. maddesinin (b) bendinde genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerinin beş yüz lira idari para cezası ile cezalandırılacağı, mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebileceği açıklanmıştır. 5253 sayılı Denekler Kanununun 32/b bendinde düzenlenen adli para cezasının 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 558. maddesi ile idari para cezasına dönüştürüldüğü bu değişiklikten sonra, artık dernek genel kurul toplantılarının iptali istemine ilişkin davalara ceza mahkemesinde görülemeyeceği kuşkusuzdur.</p>
<p>Sonuç: Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz, davacı Adıyaman Valiliği İl dernekler Müdürlüğü’nün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile BOZULMASINA, 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/dernek-genel-kurulunun-iptali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tahliye ve kira parası alacağı</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-ve-kira-parasi-alacagi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-ve-kira-parasi-alacagi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:44:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[ihtarnamede alınmayan kira bedellerinin gösterilmesi gerektiği]]></category>
		<category><![CDATA[kira alacağı]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2010/7596 Karar: 2010/12889 Karar Tarihi: 25.11.2010 ÖZET: Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalıya gönderilen temerrüt ihtarında kira paraları ödenmeyen aylar ile tahsili istenen kira miktarı gösterilmemiştir. Mahkemece temerrüt ihtarında ödenmesi gereken kira miktarı açıkça gösterilmediği ve ihtarın yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle istemin tümü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>6.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2010/7596<br />
Karar: 2010/12889<br />
Karar Tarihi: 25.11.2010<br />
ÖZET: Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalıya gönderilen temerrüt ihtarında kira paraları ödenmeyen aylar ile tahsili istenen kira miktarı gösterilmemiştir. Mahkemece temerrüt ihtarında ödenmesi gereken kira miktarı açıkça gösterilmediği ve ihtarın yasal koşulları taşımadığı gerekçesiyle istemin tümü reddedilmiştir. Temerrüt ihtarında kiracıya açıkça borcun otuz gün içinde ödenmesi aksi halde akdin feshi ve tahliye istenebileceğine ilişkin ihtarın bulunmaması temerrüt olgusunun gerçekleşmesine engel olur. Ancak, temerrüt ihtarında kira parası ödenmeyen aylar ile ödenmesi istenen kira miktarının gösterilmemesi ihtarın geçerlilik şartı değildir. Ayrıca ihtardaki bu eksiklik kira alacağının talep edilmesine engel değildir.</p>
<p>(818 S. K. m. 260)</p>
<p>Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
 <br />
Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
 <br />
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, temerrüt ihtarnamesinin yasal koşulları taşımaması nedeniyle tahliye isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
 <br />
2- Davacının alacak isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;</p>
<p>Davacı, dava dilekçesinde, davalı kiracının iki yıldır kiraları ödememesi nedeniyle temerrüt ihtarı gönderildiğini, 30 gün içinde borcun ödenmediğini belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve 4.800 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Davacı tarafından davalıya gönderilen 28.7.2009 tarihli temerrüt ihtarında kira paraları ödenmeyen aylar ile tahsili istenen kira miktarı gösterilmemiştir. Mahkemece temerrüt ihtarında ödenmesi gereken kira miktarı açıkça gösterilmediği ve ihtarın BK&#8217;nun 260. maddesindeki koşulları taşımadığı gerekçesiyle istemin tümü reddedilmiştir. Temerrüt ihtarında kiracıya BK&#8217;nun 260. maddesi gereğince açıkça borcun 30 gün içinde ödenmesi aksi halde akdin feshi ve tahliye istenebileceğine ilişkin ihtarın bulunmaması temerrüt olgusunun gerçekleşmesine engel olur.</p>
<p>Ancak, temerrüt ihtarında kira parası ödenmeyen aylar ile ödenmesi istenen kira miktarının gösterilmemesi ihtarın geçerlilik şartı değildir.</p>
<p>Ayrıca ihtardaki bu eksiklik kira alacağının talep edilmesine engel değildir.</p>
<p>Mahkemece öncelikle davacı tarafa, dava dilekçesinde ve ihtarda açıkça bildirmediği, ödenmeyen aylar ve talep ettiği kira miktarı açıklattırılmalı, davacının iddialarına karşı davalı kiracının beyanı alınmalı, davacının talep ettiği kira miktarına davalı tarafından karşı konulması halinde davacıya iddialarını kanıtlama imkanı tanınmalı ve hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliye isteminin reddine ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacağa ilişkin olarak BOZULMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-ve-kira-parasi-alacagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tahliye davası</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-davasi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:39:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[iki haklı ihtar]]></category>
		<category><![CDATA[iki haklı ihtar sebebiyle tahliye davası]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2010/10876 Karar: 2010/13423 Karar Tarihi: 07.12.2010 ÖZET: Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Aylık kira ödemelerinin nakit, peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına göre kiracı lehine üç günlük bir mehil tanınması gerekli olup, kira alacağı 14 Mart 2007 tarihinde istenebilir hale geleceğinden davaya konu Mart 2007 ayı kirasına ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>6.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2010/10876<br />
Karar: 2010/13423<br />
Karar Tarihi: 07.12.2010<br />
ÖZET: Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Aylık kira ödemelerinin nakit, peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına göre kiracı lehine üç günlük bir mehil tanınması gerekli olup, kira alacağı 14 Mart 2007 tarihinde istenebilir hale geleceğinden davaya konu Mart 2007 ayı kirasına ilişkin aylık kira bedelinin henüz muaccel olmadan 13.03.2007 tarihinde icra takibine konu edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>(6570 S. K. m. 7)</p>
<p>Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
 <br />
Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
 <br />
Davacı, davaya dayanak yaptığı iki ayrı icra takibi ile ödemediği iddia olunan Şubat 2007 ayı kirasının, ödeme emrinin tebliğinden sonra ödendiğinden, Mart 2007 ayı kirasının ise ödeme emrinin tebliğine rağmen, davalı tarafça ödenmediğinden bahisle bir kira dönemi içerisinde iki haklı ihtar olgusunun gerçekleştiğinden bahisle, kiralananın tahliyesini istemiştir.<br />
 <br />
Mahkemece, birinci ödeme ihtarının haklılığı kabul edilmiş, ancak ikinci ihtarın tebliğ edildiği tarihte davacının, üyesi bulunduğu S..S..M… E… Yapı Konut Kooperatifi tarafından üyelikten çıkarıldığı, kira bedellerinin davacıya ödenmemesi konusunda davalı kiracıya ihtar gönderildiği, davacının hak sahibi olmadığından ikinci ihtarın haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan yazılı kira sözleşmesinin 10.06.2003 başlangıç tarihli olup, aylık kira ödemelerinin nakit, peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına göre kökleşen içtihatlara göre kiracı lehine üç günlük bir mehil tanınması gerekli olup, kira alacağı 14 Mart 2007 tarihinde istenebilir hale geleceğinden davaya konu Mart 2007 ayı kirasına ilişkin aylık kira bedelinin henüz muaccel olmadan 13.03.2007 tarihinde icra takibine konu edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>Sonuç: Bu gerekçe ile ikinci ihtarın haklılığından söz edilemeyeceğinden, iki haklı ihtar olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ikinci ihtarın haksızlığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, karar redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün değiştirilmiş bu gerekçe ile HUMK.&#8217;nun 438. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 07.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/tahliye-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vasiyetnamenin açılması ve vasiyetnamenin tenfizi</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/vasiyetnamenin-acilmasi-ve-vasiyetnamenin-tenfizi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/vasiyetnamenin-acilmasi-ve-vasiyetnamenin-tenfizi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:36:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[vasiyetnamenin açılması]]></category>
		<category><![CDATA[vasiyetnamenin açılması mülkiyet nakli için yeterli değildir]]></category>
		<category><![CDATA[vasiyetnamenin tenfizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2011/46 Karar: 2011/1467 Karar Tarihi: 16.02.2011 ÖZET: Olayımızda; paydaş İ. Y. mirasçılarından E. Y. davaya konu taşınmazdaki miras payını davalı İ. Y.’a vasiyet etmiş olup, A….. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.2010 tarih ve 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı kararı ile de söz konusu vasiyetname açılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>6.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/46<br />
Karar: 2011/1467<br />
Karar Tarihi: 16.02.2011<br />
ÖZET: Olayımızda; paydaş İ. Y. mirasçılarından E. Y. davaya konu taşınmazdaki miras payını davalı İ. Y.’a vasiyet etmiş olup, A….. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.2010 tarih ve 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı kararı ile de söz konusu vasiyetname açılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece, hükmü temyiz eden davalıya vasiyetnamenin tenfizi davası açması için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.<br />
(4721 S. K. m. 600)</p>
<p>Dava Ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İ. Y. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı İ. Y. tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya içine konulan Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/3 esas 1978/24 karar sayılı mirasçılık belgesine göre, davaya konu taşınmaz paydaşlarından İ. Y.’ın 14.12.1977 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi E. Y. ile çocukları olan davacı ve davalıları bıraktığı, Adalar noterliğinin 31.07.1980 tarih ve 1080 sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi uyarınca mirasçı E. Y.’ın murisinden intikal edecek bilumum menkuller ile davaya konu 29 ada 2 no’lu parseldeki miras payını da davalı İ. Y.’a vasiyet ettiği, Adalar Sulh hukuk Mahkemesinin 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı ilamı ile de söz konusu vasiyetnamenin açılıp, okunduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Medeni Kanunun 600. maddesi hükmüne göre kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona yoksa yasal mirasçılara karşı açacağı dava ile malın kendisine teslimini isteyebilir. Vasiyetnamenin açılıp okunmuş olması, mülkiyetin kendiliğinden vasiyet edilene geçmesini sağlamaya yeterli değildir. Bu itibarla kendisine muayyen mal vasiyet edilen kişi M.K’nun 600. maddesi uyarınca bu malın teslimini yasal veya seçilmiş mirasçılardan veya tenfiz memuru varsa ondan istemek durumundadır.</p>
<p>Olayımızda; paydaş İ. Y. mirasçılarından E. Y. davaya konu taşınmazdaki miras payını davalı İ. Y.’a vasiyet etmiş olup, Adalar Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.07.2010 tarih ve 2008/206 esas ve 2010/165 sayılı kararı ile de söz konusu vasiyetname açılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda mahkemece, hükmü temyiz eden davalıya vasiyetnamenin tenfizi davası açması için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/vasiyetnamenin-acilmasi-ve-vasiyetnamenin-tenfizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ortaklığın giderilmesi davasında intifa hakkı sahibinin durumu</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ortakligin-giderilmesi-davasinda-intifa-hakki-sahibinin-durumu/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ortakligin-giderilmesi-davasinda-intifa-hakki-sahibinin-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:32:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[intifa hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[izale-i şüyuu davası]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklığın giderilmesi davası]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklığın giderilmesi davasında intifa hakkı sahibi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2011/125 Karar: 2011/4220 Karar Tarihi: 05.04.2011 ÖZET: Dava konusu edilen ve satışına karar verilen arsa nitelikli taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesinde davacının yarı payı üzerinde davalının intifa hakkının olduğu belirtilmiştir. Davacı paydaşın payı üzerinde intifa hakkı kurulduğu hususunda diğer paydaşlara kanunda öngörülen biçimde bir bildirimde bulunulmamıştır. İlgili düzenleme paydaşlardan birinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>6.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/125<br />
Karar: 2011/4220<br />
Karar Tarihi: 05.04.2011<br />
ÖZET: Dava konusu edilen ve satışına karar verilen arsa nitelikli taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesinde davacının yarı payı üzerinde davalının intifa hakkının olduğu belirtilmiştir. Davacı paydaşın payı üzerinde intifa hakkı kurulduğu hususunda diğer paydaşlara kanunda öngörülen biçimde bir bildirimde bulunulmamıştır. İlgili düzenleme paydaşlardan birinin üç ay içinde paylaşma isteminde bulunma halini intifa hakkının kurulduğunun tebliğinden itibaren başlatmaktadır. Taşınmazdaki pay üzerinde intifa hakkı kurulduğu davalılara tebliğ edilmediğine göre satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin olarak açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine, intifa hakkının paya düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekir.<br />
(4721 S. K. m. 644, 700)</p>
<p>Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Karar: Uyuşmazlık, 5 parsel nolu taşınmazın paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar F. T. ve A. Y. vekili ile davalı İ. Y. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.</p>
<p>1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceğine göre temyiz eden davalılar F. T. ve A. Y. vekili ile davalı İ. Y. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>2-) Temyiz eden davalılar F. T. ve A. Y. vekili ile davalı İ. Y. vekilinin satış parasının bölüştürülmesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;</p>
<p>Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu 5 No&#8217;lu parsele birlikte malik olduklarını, davalı H. S.’nın taşınmazda intifa hakki bulunduğundan davada usulen taraf gösterildiğini, taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olmadığını, tarafların paydaşlığın giderilmesi konusunda uzlaşamadıklarını belirterek, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar F. T. ve A. Y. vekili, taşınmazın öncelikle aynen bölünmesini, mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini istediklerini beyan etmiştir. Davalı İ. Y. vekili, bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin düşük tespit edildiğini belirtmiştir, İntifa hakkı sahibi davalı H. S. duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.</p>
<p>Olaya uygulanması gereken 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesi &lt;bir paydaşın kendi üzerinde intifa hakkı kurması halinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı buna düşecek bedel üzerinde devam eder&gt; hükmünü taşımaktadır. Yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenisi’nde bulunmayan bu yeni düzenleme ile bir pay üzerinde intifa hakkı kurulması halinde diğer paydaşlardan biri üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa, satış yoluyla yapılacak paylaşmada pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satışın yapılması ve intifa hakkının söz konusu paya düşen bedel üzerinden devam etmesi esası getirilmiştir. Diğer yandan dava intifa hakkı sahibinin haklarını yakından ilgilendirdiğinden satış yoluyla satış yoluyla paydaşlığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa bu hak sahibinin davaya dahil edilmesi zorunludur.</p>
<p>Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 5 parsel nolu 733 m² arsa nitelikli taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesinde davacının 1/2 payı üzerinde 13.08.2007 tarihi itibariyle davalı H. S.’nın intifa hakkının olduğu belirtilmiştir. Davacı paydaşın payı üzerinde intifa hakkı kurulduğu hususunda diğer paydaşlara Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesinde öngörülen biçimde bir bildirimde bulunulmamıştır. Anılan yasa maddesi paydaşlardan birinin üç ay içinde paylaşma isteminde bulunma halini intifa hakkının kurulduğunun tebliğinden itibaren başlatmaktadır. Taşınmazdaki pay üzerinde intifa hakkı kurulduğu davalılara tebliğ edilmediğine göre 17.05.2010 tarihinde satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin olarak açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Yukarda açıklanan esaslar karşısında mahkemece pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine, intifa hakkının söz konusu paya düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesinin uygulanmasında yanılgıya düşülerek taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satışına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz eden davalılar F. T. ve A. Y. vekili ile davalı İ. Y. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ortakligin-giderilmesi-davasinda-intifa-hakki-sahibinin-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ihtiyac-sebebiyle-tahliye-davasi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ihtiyac-sebebiyle-tahliye-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[aile yakınının ihtiyacı sebebiyle tahliye davası]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç sebebiyle tahliye davası]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 6.Hukuk Dairesi Esas:  2011/90 Karar: 2011/1454 Karar Tarihi: 16.02.2011 ÖZET: Davacının başkasına ait bir dairede bedelsiz olarak oturması ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını göstermez. Mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Öte yandan satışta muvazaa iddiasının tahliye davalarında dinlenebilme olanağı da yoktur. Davacı, ölünceye kadar bakma akdi ile iktisap ettiği aynı binadaki dava konusu daireye konut olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>6.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/90<br />
Karar: 2011/1454<br />
Karar Tarihi: 16.02.2011</p>
<p>ÖZET: Davacının başkasına ait bir dairede bedelsiz olarak oturması ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını göstermez. Mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Öte yandan satışta muvazaa iddiasının tahliye davalarında dinlenebilme olanağı da yoktur. Davacı, ölünceye kadar bakma akdi ile iktisap ettiği aynı binadaki dava konusu daireye konut olarak ihtiyacı olduğunu bildirmiştir. Davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.</p>
<p>(6570 S. K. m. 7)</p>
<p>Dava Ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Dava iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı; davalının kiracı olduğu taşınmazı, konut ihtiyacı nedeniyle 15.05.2008 tarihinde iktisap ettiğini, iktisap olgusunun davalıya 26.05.2008 tarihinde noter ihtarı ile bildirildiğini, davalının yasal süresi içinde konutu tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Davalı vekili ise; ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davacının halen annesine ait dairede bedelsiz olarak oturduğunu, tapudaki temlik işleminin tahliyeye yönelik muvazaalı bir işlem olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının dava konusu yeri babasından ölünceye kadar bakma akti ile devraldığı, hali hazırda annesine ait dairede bedelsiz olarak oturduğu, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.</p>
<p>Olayımızda davacının başkasına ait bir taşınmazda bedelsiz olarak oturduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. Bir kimse malik olduğu evinde oturma isteği karşısında kendisine ait olmayan başka bir yerde oturmaya zorlanamaz. Davacının başkasına ait bir dairede bedelsiz olarak oturması ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını göstermez. Mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Öte yandan satışta muvazaa iddiasının tahliye davalarında dinlenebilme olanağı da yoktur. Davacı, ölünceye kadar bakma akdi ile iktisap ettiği aynı binadaki dava konusu daireye konut olarak ihtiyacı olduğunu bildirmiştir. Davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/ihtiyac-sebebiyle-tahliye-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İrtifak hakkı bedelinin tespiti davası</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/irtifak-hakki-bedelinin-tespiti-davasi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/irtifak-hakki-bedelinin-tespiti-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:24:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 5. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[irtifak hakkı bedelinin tespiti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 5.Hukuk Dairesi Esas:  2010/1821 Karar: 2010/7613 Karar Tarihi: 03.05.2010 ÖZET: Olayda, dava konusu taşınmazların dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre, objektif değer artış oranının %150 olarak alınması gerektiği gözetilmeden, daha düşük kabul edilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin eksik tespiti doğru görülmemiştir. (2942 S. K. m. 10) Dava: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>5.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2010/1821<br />
Karar: 2010/7613<br />
Karar Tarihi: 03.05.2010<br />
ÖZET: Olayda, dava konusu taşınmazların dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre, objektif değer artış oranının %150 olarak alınması gerektiği gözetilmeden, daha düşük kabul edilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin eksik tespiti doğru görülmemiştir.</p>
<p>(2942 S. K. m. 10)</p>
<p>Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p>Karar: Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;</p>
<p>Dava konusu taşınmazların dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre, objektif değer artış oranının %150 olarak alınması gerektiği gözetilmeden, daha düşük kabul edilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin eksik tespiti,</p>
<p>Doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,  peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/irtifak-hakki-bedelinin-tespiti-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırmasız el atma davası</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirmasiz-el-atma-davasi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirmasiz-el-atma-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:20:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 5. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırmasız el atma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=301</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 5.Hukuk Dairesi Esas:  2011/2322 Karar: 2011/6217 Karar Tarihi: 07.04.2011 ÖZET: Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taşınmaza tel örgü dışında kalan taşınmaza davalı idarece çöp vs. dökmek suretiyle fiili bir elatmasının söz konusu olup olmadığı, elatma var ise bu elatmanın sahiplenme kastı ile yapılıp yapılmadığı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı yeniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>5.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/2322<br />
Karar: 2011/6217<br />
Karar Tarihi: 07.04.2011<br />
ÖZET: Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taşınmaza tel örgü dışında kalan taşınmaza davalı idarece çöp vs. dökmek suretiyle fiili bir elatmasının söz konusu olup olmadığı, elatma var ise bu elatmanın sahiplenme kastı ile yapılıp yapılmadığı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşif ile belirlenip, mahkemece bizzat yapılan gözlem de keşif zaptına yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.</p>
<p>(2942 S. K. m. 10, 15)</p>
<p>Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p>Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.</p>
<p>Kural olarak kamulaştırmasız elatmadan bahsedilebilmesi için idarece taşınmaza sahiplenme kastı ile fiilen elatılmış olması ve bu elatmanın kalıcı nitelikte olması gerekir.</p>
<p>Somut olayda bilirkişi kurulunun asıl raporunda dava konusu taşınmazın çöp depolama alanı olarak kullanıldığı belirtildiği halde, fen bilirkişisi krokili ek raporunda; dava konusu taşınmazın çöp toplama alanı olarak tel örgü ile çevrilen alan dışında kaldığı belirtilmektedir.</p>
<p>Bu itibarla taşınmaza tel örgü dışında kalan taşınmaza davalı idarece çöp vs. dökmek suretiyle fiili bir elatmasının söz konusu olup olmadığı, elatma var ise bu elatmanın sahiplenme kastı ile yapılıp yapılmadığı ve kalıcı nitelikte olup olmadığı yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde yapılacak keşif ile belirlenip, mahkemece bizzat yapılan gözlem de keşif zaptına yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</p>
<p>Doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazine&#8217;ye irad kaydedilmesine, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirmasiz-el-atma-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırma Bedelinin Tespiti Davası</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirma-bedelinin-tespiti-davasi/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirma-bedelinin-tespiti-davasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 5. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kamulaştırma bedelinin tespiti]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma bedelinin tespiti davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 5.Hukuk Dairesi Esas:  2011/1857 Karar: 2011/9390 Karar Tarihi: 31.05.2011 ÖZET: Bilirkişi raporunda, emsal karşılaştırması yapılmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re&#8217;sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>5.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2011/1857<br />
Karar: 2011/9390<br />
Karar Tarihi: 31.05.2011</p>
<p>ÖZET: Bilirkişi raporunda, emsal karşılaştırması yapılmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re&#8217;sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.</p>
<p>(2942 S. K. m. 10, 11, 15)</p>
<p>Dava ve Karar: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun&#8217;la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p>Dava, 4650 sayılı Kanun&#8217;la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.<br />
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki;<br />
 <br />
1-  Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 15. maddesi ile Kamulaştırma Davalarında Bilirkişi Olarak Görev Yapacakların Nitelikleri ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmeliği’nin 8. maddesi uyarınca Bilirkişi Kurulu; kamulaştırmaya konu olan taşınmazın cins ve niteliğine göre; ihtisas odaları tarafından bildirilen listede yer alanlardan 3 kişi; il veya ilçe idare kurulunca bildirilen listede yer alan ve o bölgede gayrimenkul sahibi olan mühendis, mimar veya şehir plancılarından seçilecek 2 kişi olmak üzere 5 kişiden oluşturulması ve taşınmazın niteliğine göre 3&#8242;ünün aynı uzmanlık konusundan olması gerekir.</p>
<p>Mahkemece seçilen mahalli bilirkişilerin uzmanlık alanları belli olmadığı gibi, düzenlenen ve hükme esas alınan raporun da 3 kişi tarafından imzalanması nedeniyle geçersiz rapora göre hüküm kurulması,</p>
<p>2-  Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.</p>
<p>Bilirkişi raporunda, emsal karşılaştırması yapılmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re&#8217;sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,</p>
<p>3-  Tapu kaydındaki takyidatın hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,<br />
Doğru görülmemiştir.</p>
<p>Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.&#8217;nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/kamulastirma-bedelinin-tespiti-davasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satış bedelini alan satıcı malı teslim etmelidir</title>
		<link>http://www.hukukavukat.com/2011/08/satis-bedelini-alan-satici-mali-teslim-etmelidir/</link>
		<comments>http://www.hukukavukat.com/2011/08/satis-bedelini-alan-satici-mali-teslim-etmelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2011 14:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[bedeli alan satıcının malı teslim yükümşüşüğünün olmadığı düşünülemez]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici hukuku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hukukavukat.com/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 4.Hukuk Dairesi Esas:  2010/8933 Karar: 2010/12096 Karar Tarihi: 25.11.2010 ÖZET: Satım sözleşmesi davacı ile satıcı şirket arasında gerçekleşmiş ise de, dosyaya getirilen kredi kartı hesap özeti (ekstre) örneklerinden ödemelerin davalı C. AŞ&#8217;ye yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, satıcı firma tarafından düzenlenen faturaya göre, C. AŞ&#8217;nin genel merkezi tarafından kredi kartına taksitlendirme yapılmıştır. Bu durumda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY</p>
<p>4.Hukuk Dairesi<br />
Esas:  2010/8933<br />
Karar: 2010/12096<br />
Karar Tarihi: 25.11.2010</p>
<p>ÖZET: Satım sözleşmesi davacı ile satıcı şirket arasında gerçekleşmiş ise de, dosyaya getirilen kredi kartı hesap özeti (ekstre) örneklerinden ödemelerin davalı C. AŞ&#8217;ye yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, satıcı firma tarafından düzenlenen faturaya göre, C. AŞ&#8217;nin genel merkezi tarafından kredi kartına taksitlendirme yapılmıştır. Bu durumda ürün bedelini alan davalı C. AŞ&#8217;nin ürünün teslim edilmemesi nedeniyle sorumlu olmadığı düşünülemez.</p>
<p>(1086 S. K. m. 9) (4077 S. K. m. 10/A)</p>
<p>Dava ve Karar: Davacı B. Ö. vekili Avukat K. G. tarafından, davalı C. A.Ş ve diğeri aleyhine 04/02/2009 gününde verilen dilekçe ile teslim edilmeyen ürün bedelinin ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 26/02/2010 günlü kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.</p>
<p>Davacı, davalılardan O. E. Kimya İthalat ve İhracat Sanayi Ltd. Şti&#8217;den aldığı diğer C. AŞ&#8217;ye ait bilgisayarın teslim edilmediğini belirterek, ödediği paranın C. AŞ ile bayii olan satıcı O. E. Kimya İthalat ve İhracat Sanayi Ltd. Şti&#8217;den alınmasını istemiştir.</p>
<p>Davalılardan C. AŞ. görev itirazında bulunmuş, haksız eylem niteliğinde olan satılan ürünün teslim edilmemesinden sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğunun satıştan sonraki garanti koşulları bakımından söz konusu olduğunu, satış gerçekleşmediği için sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı ile ilişkisi olmadığından bayiin borç ve alacakları nedeniyle sorumlu sayılamayacağını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.</p>
<p>Yerel mahkemece, davalılardan C. AŞ&#8217;nin satım sözleşmesinin tarafı olmadığı, tanık anlatımlarına göre de satıcı tarafından C. AŞ&#8217;ye sipariş vermediğinden C.AŞ&#8217;nin ürünü teslim borcu bulunmadığı gerekçesiyle C. AŞ hakkındaki istem reddedilmiş; diğer davalı satıcı Şirket ise sorumlu tutulmuştur.</p>
<p>Dosyalardaki bilgi ve belgelerden; babasının kredi kartını kullanarak C. AŞ&#8217;ye ait bilgisayarı, 16.10.2008 günü bu şirketin Samsun bayii olan diğer davalı Şirket&#8217;ten satın alan davacıya ürünün teslim edilmediği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Satım sözleşmesi davacı ile satıcı şirket arasında gerçekleşmiş ise de, dosyaya getirilen kredi kartı hesap özeti (ekstre) örneklerinden ödemelerin davalı C. AŞ&#8217;ye yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, satıcı firma tarafından düzenlenen faturaya göre, C. AŞ&#8217;nin genel merkezi tarafından kredi kartına taksitlendirme yapılmıştır. Bu durumda ürün bedelini alan davalı C. AŞ&#8217;nin ürünün teslim edilmemesi nedeniyle sorumlu olmadığı düşünülemez.</p>
<p>Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının uğradığı zarardan davalılardan C.AŞ&#8217;nin de sorumlu tutulması gerekirken, dosya içeriğine uymayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hukukavukat.com/2011/08/satis-bedelini-alan-satici-mali-teslim-etmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

